Perşembe, Mayıs 30, 2024
ErdekManşetYerel

Dr. Kadir Dadan’la Erdek Tanıkları: Mazhar Sevim Röportajı

Haberi Paylaşmak İçin

Dr. Kadir Dadan’la Erdek Tanıkları:
Mazhar Sevim Röportajı

GİRİŞ
Erdek’in yaşayan tarihi diyebileceğimiz isimlerin başında bugün 96 yaşında olan Mazhar Sevim gelir. Cumhuriyet öncesi Erdek’e yerleşmiş bir ailenin çocuğu, Erdek’in hem siyasi, hem ekonomik, hem de sosyal yaşamına tanıklık etmiş birisi olarak, onun anlattıklarının Erdek’in geçmişine olduğu kadar geleceğine de ışık tutacağını düşünüyoruz. Asırlık bir çınar ile yaptığımız bu röportajı, Cumhuriyetin 100. yıl armağanı olarak Erdek halkına sunuyoruz.
Nice yıllara Mazhar Sevim, Nice yüzyıllara Türkiye Cumhuriyeti!
Dr. Kadir DADAN

1. Bölüm – Dünden bugüne Erdek;
“Erdek Tüyleri Yolunmuş Tavuğa Döndü”

Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?
1927 yılında Erdek’te doğdum. Babam Nuri Sevim belediye çavuşuydu. Annem Zehra Sevim müftü Hasan Fevzi Efendinin kızıdır. Her ikisi de Erdek’te doğmuştur. Büyükbabam Çerkezdir. Bir yaşında iken Rus işgali sonrası büyük Çerkez göçü ile 19 aile olarak Kafkasya’dan gelmişler Erdek’e.
O zaman Erdek’te çoğunluk Rum. Ama yerli Türkler de var. Biz mübadil olarak gelmedik, canımızı kurtarmak için geldik. Onun için bizlere devlet tarafından herhangi bir mal mülk verilmemiş. Cumhuriyet sonrası mübadele ile Boşnaklar, Pomaklar, Giritliler geldi. Hepsine buradan giden Rumların yerleri verildi, bize verilmedi. O zamanın belediyesi Kocabaşın meraya yerleştirmişler bizimkileri.
Demişler ki, önce Türklere ait yerlerin ağaçlarını kesin, ev yapın kendinize, yetmezse Rumların yerlerine de geçin. Türklerinkini keserken Rumların sesi çıkmıyor. Tabi yetmiyor, Rumların yerlerine geçiyorlar, Rumlar belediyeye gidiyor, başkan diyor ki, bizim yerleri de kestiler, biz oturduk siz de oturun yerinize. Böylece oluşuyor Çerkez mahallesi.
Dört kardeşiz. Üç oğlan bir kız. En büyük Ali, Kemal, ben ve Nevriz. Ali ağabeyim küfecilikten sonra bağ bahçe işleri yaptı.
Kemal ağabeyim iş bankasına girdi, oradan sonra sunta tahta sanayiden emekli oldu.
Eşim Hamamlı köyünden Hafız İbrahim’in kızı Şükran hanım ile 1957’de evlendim. Ortaokul mezunu idi. Hepsi vefat ettiler. İbrahim ve Safiye adında iki çocuğum var. Kızım da geçen yıl vefat etti.

Cumhuriyetten önce Erdek hakkında bildikleriniz nelerdir?
Cumhuriyetten önce Erdek’te yerli azınlıklar ekseriyetteymiş. Yunan gelinceye kadar abi kardeş gibi geçiniyorlarmış.
Babamlar, 9 kişi olarak Kuvayı milliye teşkilatında Mustafa Kemal tarafından Kapıdağ’ın korunması ile görevlendirilmişler.
İşgal başlayınca devlet halkın elindeki silahları toplamış ama bu dokuz kişinin silahlarına el koymamış. Silahın ruhsatı Mustafa Kemal tarafından verilmiş.
Yunan askeri geldiğinde Rum militanlar evleri gösterince Türkleri toplayıp çarşı camisinin içine atmışlar.
Babam o sırada evlenmiş ve çifte çınarlarda konaklama yerleri var. 9 kişi orada barınıyorlar. Katıkirman bölgesinde eşkiya sevdalı var. Babamın ekibi, hem yunanla hem eşkiya sevdalı ile mücadele halinde.Yunan Türkleri toplamaya başlayınca bu 9 kişi ve yanlarına yusuf amcam, sami tümer(dayım)ve Erdekli Türklerden bazıları ile birlikte horoz yolundan gece vakti Kirazlı dereye kaçıyorlar. Orada yiyecek var, su var. Annem Erdek’te kalmış. 15 gün sonra babam annemi görmek için eve geri geliyor. Bu sırada baskın yapıp babamı da Yunanlıların karakol olarak kullandıkları bir eve götürüyorlar. Babam bakıyor askerler sarhoş. Andon ile görüşmek isiyor. Oradan fırsatını bulup kaçıyor. Yunan ile işbirliği yapan bir Türk görüyor, bağırıyor “Nuri kaçıyor” diye. Babam gece karanlığından yararlanıp bir hendeğe atıyor kendini, oradan sürüne sürüne mezarlığa geçip, açılmış boş bir mezara yatıyor. Orada bir rüya görüyor. Rüyada birisi sırtını sıvazlıyor. Ondan sonra uyanınca çıkıp gidiyor arkadaşlarının yanına. Bu dokuz kişinin yanı sıra Erdekli Türklerin de katılımıyla işgal boyunca ormanda kalıyorlar. Erdekli Türk ahaliyi de ormanda saklıyorlar.
Bandırma ve Erdek’in kurtuluşu sırasında, son kurşun anıtının olduğu tepede 250 askerimiz şehit oluyor. Ama bunları karşılarındaki yunan askerinin kurşunları ile değil, Erdek’teki savaş gemisinden açılan topçu atışı nedeniyle kaybediyoruz. Oysa tepenin kenarından Erdek’e yürüseler hem o kadar zayiat vermeyecekler, hem de burada Yunan askerlerine gemiye binemeden yetişebileceklerdi. Daha sonra o hatayı yapan paşa da idam ediliyor.
Çerkezler bir süre kendi adetlerini sürdürmüş. Ancak sonra zamanla buraya uyum sağlamışlar. Müslümanlar az olduğundan yerli Türklerle Çerkezler ilk gelişlerinden itibaren kız alıp vermişler. Ben Çerkezce bilmem. Neden? Annem Erdek’in yerlisi Türk, Çerkezce bilmez. Babamın annesi Habibe ninem, üç amcama ve iki halama demiş ki “evde tek kelime Çerkezce konuşmayın, gelin üstüne alınır”. Evde konuşulmayınca, kahvede konuşulmayınca biz de öğrenemedik.
Ben de, oğlum İbrahim de kafkas oyununu biliriz, ama konuşmayı bilmeyiz.  -DEVAMI YARIN-


Haberi Paylaşmak İçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir