Salı, Temmuz 16, 2024
Gündem

DİSK/Genel-İş 15-16 Haziran’ı Burhaniye’de andı

Haberi Paylaşmak İçin

DİSK/Genel-İş 15-16 Haziran’ı Burhaniye’de andı

Yaşasın 15-16 Haziran işçi direnişi

DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası Balıkesir Şubesi, 15-16 Haziran 1970’te gerçekleşen büyük işçi direnişinin 54. yıldönümünü Burhaniye ilçesinde bir dizi etkinlikle andı.

Eski kütüphane önünde toplanan işçiler, emekliler, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin de destek verdiği kalabalık kortej, Cumhuriyet Meydanı’na kadar sloganlar eşliğinde yürüdü.

CUMHURİYET MEYDANI’NDA ANMA TÖRENİ

Cumhuriyet Meydanı’na ulaşan kortej, burada düzenlenen basın açıklamasına katıldı. DİSK Genel-İş Sendikası Balıkesir Şube Başkanı Hüseyin Ovalı, meydanda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

“İşçiler, emekçiler, emekliler olarak zor günler geçiriyoruz. Yüksek enflasyon karşısında maaşlarımız eriyor, ekmeğimiz her gün biraz daha küçülüyor. Gelirde, vergide ve ülkede adalet her gün biraz daha bozuluyor; zengin daha da zenginleşirken milyonlar yoksullaşıyor. Sendikal hak ve özgürlüklerimiz başta olmak üzere hürriyetimiz alabildiğine kısıtlanıyor. Bu zorlu günleri nasıl aşacağımızı ise Türkiye işçi sınıfının, 15-16 Haziran 1970’teki büyük işçi direnişi gösteriyor.”

Ovalı, 15-16 Haziran işçi direnişinin Türkiye işçi sınıfının ayağa kalkıp “artık yeter” dediği bir direniş destanı olduğunu belirterek, bu tarihi olayın işçi sınıfının burjuvaziye ve sömürüye karşı nasırlı ellerin yumruğunu vurmasının simgesi olduğunu vurguladı.

TARİHİ DİRENİŞİN ANLAMI VE ÖNEMİ

Ovalı, 54 yıl önceki bu direnişin, dönemin siyasi iktidarının DİSK’i fiilen ortadan kaldırmayı amaçlayan bir yasa tasarısına karşı işçilerin gösterdiği kararlılığı hatırlattı. “O günkü siyasal iktidar işçileri sarı sendikalara mahkûm etmek için hazırladıkları yasal düzenlemeyi kolaylıkla hayata geçireceklerini düşündüler. DİSK’in çağrılarına, çabalarına kulaklarını tıkadılar, işçilerin tepkilerini dinlemediler. ‘Biz yaparsak olur’ dediler ama yanıldılar. Tasarının meclisten geçmemesi için yaptığı girişimlerden sonuç alamayan DİSK, 14 Haziran 1970’te tüm işyeri temsilcileri ve yöneticileri toplayarak eylem kararı aldı” dedi.

Konuşmasında, DİSK’in kurucu genel başkanı Kemal Türkler’in, “Biz işçiyiz, dünyada her şeyi yapan işçiler. Amma işçiler durduğu zaman, dünyada her şeyi yapan işçiler durdukça dünya durur” sözlerine yer veren Ovalı, 15 Haziran sabahından itibaren sadece DİSK’li işçilerin değil, örgütlü ve örgütsüz tüm işçilerin kol kola omuz omuza direndiğini hatırlattı.

BELEDİYE ŞİRKET İŞÇİLERİNİN KADRO TALEPLERİ

Ovalı konuşmasında ayrıca şunları dile getirdi: “Belediye şirket işçisi arkadaşlarımıza kadro talebimizi bu alandan bir kez daha yineliyoruz. Belediye şirket işçileri yalnız ve haksız değildir. Kamudaki taşeron işçileri, 696 sayılı KHK ile belediye şirket işçiliğine taşınmıştır. Bu arkadaşlarımız aynı kurumlarda birlikte çalıştığımız emekçi arkadaşlarımızdır. Ancak 52 günlük devlet ikramiyesi hakları yoktur ve eğitim durumları gözetilmeden yapılan atamalar adaletsizdir. Bu nedenle konunun takipçisiyiz ve belediye şirket işçisine kadro alana kadar mücadelemize devam edeceğiz.”

ÇALIŞMA SÜRELERİNİN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ

Çalışma süreleri konusuna da değinen Ovalı, Türkiye’nin dünyada en uzun çalışma sürelerine sahip ülkelerden biri olduğunu belirtti. “Çalışma sürelerinin 45 saat olması ülkemize hiçbir ekonomik yarar getirmez, aksine düşük çalışma süreleri istihdamı artırır ve verimliliği de artırır. Haftalık çalışma süresi 30 saate düşürülmelidir” dedi.

EKONOMİK KRİZİN ETKİLERİ VE EMEKÇİLERİN DURUMU

Emekçilerin ve emeklilerin ekonomik kriz altında ezildiğini söyleyen Ovalı, “Ücretli çalışanların büyük bir kısmı, ülkemizdeki ekonomik yaşam mücadelesi içinde en ağır şartlarla boğuşan kesimdir. Asgari ücret temel bir ücret haline gelmiştir” diye konuştu. Emeklilerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürmek istediklerini belirterek, düzenli ve erişilebilir sağlık hizmeti taleplerini dile getirdi.

EĞİTİMDE REFORM TALEPLERİ

Ovalı, eğitimin önemine vurgu yaparak, “Patronları değil, öğrencileri merkeze alan nitelikli bir mesleki eğitim politikası hayata geçirilmelidir. MESEM ve ÇEDES projeleri çocukların hakları ve eğitimi ile ilgili temel haklara aykırıdır ve derhal durdurulmalıdır” dedi.

SONUÇ VE GELECEK VURGUSU

Konuşmasının sonunda Hüseyin Ovalı, 15-16 Haziran direnişinin işçi sınıfının verdiği bir demokrasi dersi olduğunu belirterek, “Emeğin hakları olmadan demokrasi, demokrasi olmadan emeğin hakları olmaz” dedi. Etkinlik, “Yaşasın 15-16 Haziran Direnişimiz!” ve “Yaşasın işçilerin birliği! Yaşasın DİSK!” sloganlarıyla sona erdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Haberi Paylaşmak İçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir