YENİDEN BAŞLAMAK
Merhaba arkadaşlar, Sağlık sorunlarıyla uğraştığım için bir aydan fazla süredir sizlerle olamadım.
Yeniden başlamak güzel…
Kaptanın Seyir Defteri. Tarih, Temmuz 2024-Nisan 2026 – Erdek
Sevgili arkadaşlar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyorum. 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı da öyle. Tüm emek verenlere sevgilerimi yolluyorum.
Bu bölümde sizlere hayvanları ne çok sevdiğimi anlatmak istiyorum. Eminim siz de seviyorsunuzdur. Erdek; kedilerin, köpeklerin, denizimizde martıların, ağaçlarımızda kuşların, özellikle sevimli kargaların özgürce yaşadığı bir yer. Zaman zaman deniz kıyılarımızda oynayan yunusları da görmek mümkün.
Sabah kahvaltı sonrası, ailemle birlikte kahve keyfi yapmak için çay bahçesine giderken, yol boyunca yere uzanmış kedileri, sevimli köpekleri görünce mutlu oluyorum. Onları bıkmadan, usanmadan besleyen insanlar olması çok güzel. Yalnız, sokak hayvanlarımızın yanında boynunda tasmalarıyla, cins köpekler görünce çok üzülüyorum. Belli ki sahipleri terk etmiş. Buradan sesleniyorum.
“Lütfen hayvan dostlarımızı bırakmayın. Onları, ilk sahiplendiğiniz zamanı hatırlayarak daima sevin, sahip çıkın. Terkedilmek duygusu bizde de, onlarda da çok üzücü etkiler bırakıyor yaşam boyunca. Hayvanlara doğalarına uygun yiyecekler vermeyi ihmal etmeyin. Sevgi gibi her şey paylaşınca güzel.”
Bu arada önemli bir uyarım var sizlere. Sevgili teyzem söylemişti. Martılara ekmek, simit artıkları atmayın. İnternetten araştırınca göreceksiniz sizler de. Kuşların hiç biri için sağlıklı değil. Hem sindirim hastalıkları yaşamalarına, hem doğal yaşamlarının bozulmasına, hem de avlanma yeteneklerinin yok olmasına neden yardımcı olalım? Hepimiz hangi hayvanların neler yemesi gerektiğini araştırarak bulabiliriz. Kedilere süt, köpeklere uygun kemikler, martılara balık gibi. Zararsız mamalar da olabilir. Bizim yaşadığımız binada komşularımızın kedileri ve köpekleri var. Onlara ailelerinden birileri gibi davranıyorlar. Konuşuyorlar onlarla bizlerle konuşur gibi. Doğrusu bu. Çünkü onlar can dostlarımız. Depremlerde neler yaptıklarını eminim biliyorsunuz.
Babam anlatmıştı, çok eski yıllarda, sahipleri köpeklerinin boynuna hafif bir sepet asar, içine not yazarmış. Onlar da çarşıya gider, içine sahibinin bıraktığı notta yazılı malzemeyi bakkal ya da manavdan, kasaptan alır geri dönermiş. Ben inanamıyorum…
Bir de hayvanlarını saldırgan yetiştiren, onları döverek şiddet uygulayan, güven duygusunu yok eden hayvan sahipleri var az da olsa. Dünya hepimizin. Tüm hayvanlara kibar, sevecen, nazik davranmamız gerekiyor. Hayvanlara kötü davranmayın, onları aç bırakmayın, sevginizi esirgemeyin.
Arkadaşlar, bir de güzel haberim var. Belki anlatacağım yeri biliyorsunuzdur. Benim gittiğim çay bahçesinde kediler, köpekler, çocuklarıyla aileler birlikte, neşe içinde, sevgiyle zaman geçiriyor, oynuyorlar. Bazen sandalyelerde onlar uyuyor ve kimse rahatsız etmiyor. Bazen de kucağımıza kıvrılıyorlar. Herkesin eminim çok hoşuna gidiyordur. Onlarla zamanımızı paylaşmak, çok güzel bir duygu. Bu duruma izin veren başta Melih ağabey olmak üzere tüm çalışanları kutluyorum ve hepsine teşekkür ediyorum. Tabi ki lezzetli yiyecekleri, güzel içecekleri için de ayrıca teşekkür etmeliyim. Gitmediyseniz ailenize söyleyin birlikte mutlaka uğrayın, memnun kalacağınızdan eminim…
Bir de isteğim var. Bu hafta sonu evden çıkarken hayvan dostlarımıza vermek için yanınıza onlara uygun yiyecekler, içecekler alın. Onları besledikten sonra severken birlikte güzel fotoğraflar çektirin ve bana yollayın. Göreceksiniz, en güzel resimleriniz paylaştıkça çoğalan sevgilerinizle ilgili olacak.
Anne babalara sesleniyorum. Çocuklarınıza mutlaka hayvan sevgisini öğretin. Bir de benim gibi bol bol birbirinize sarılın. Sevginizi göstermek çok güzel…
Sevgili arkadaşlar, şimdilik benden bu kadar. Fotoğraflarınızı bekliyorum. Yeniden buluşmak güzeldi. Sizleri çok seviyorum. Hoşça kalın…
Yer Fıstığı

