Cumartesi, Haziran 22, 2024
Köşe Yazısı

Zeytinde Bu Hafta – ZEYTİNCİLİĞİN KURTULUŞU COĞRAFİ İŞARET…

Haberi Paylaşmak İçin

Zeytinde Bu Hafta – ZEYTİNCİLİĞİN KURTULUŞU COĞRAFİ İŞARET…

Tahir Özgür TANER
Ziraat Mühendisi

 

Dünyadaki bir çok bölgede yetiştirilen zeytin çeşitlerine bakın, göreceğiniz aynı çeşit dahi olsa, her bölgede bu çeşidin kendine özgü bir özellik gösterdiğidir. Yani her bölgenin kendi karakteristiği olan zeytin ve zeytin ürünleri mevcuttur.
Peki, zeytinin anavatanı Anadolu’da durum böylemi?
Coğrafi işaret ile markalaşma çok karıştırılan bir konudur. Coğrafi işaret, yetiştirilen ürünün, sadece yetiştirildiği bölgeye has özellikler taşımasıdır. Kabaca, Dünya’da sadece burada var demek gibi bir şeydir. Markalaşma ise, elde edilen ürünün ticari özelikleridir. Yani aynı bölgede olan diğer ticari ürünlerden ayırt edici ve belirleyici ismi.
Şimdi gelelim konumuza, Coğrafi işaret neden önemli. Anadolu’muz birçok kaynakta zeytinin anavatanı olarak geçer ve gerçekten Anadolu zeytin ve yağının kalitesi çok üstündür. Ancak hangi zeytinin? Sorunda burada başlıyor. Piyasada “zeytinyağımı zeytin yağı, hangisi daha ucuzsa onu kullanalım” algısı var. Ancak her bölgenin zeytinyağı aynı özelikleri taşımıyor. Burada iyi ya da kötü olarak değerlendirmeye girmeden en başta tadım özelikleri açısından tüketicinin beklentilerini karşılama giriyor işin içine. Öncelikle her bölgenin kendine has zeytinyağı ayırılmalı. Bu aynı zamanda her damak tadına has zeytinyağının müşterisinin de tercihlerini aynı zamanda zeytin kullanım alışkanlıklarının belirli bir disipline alınması demektir. Yani Pazar düzenlenirse tatmin olan ve alımkar müşteri sayısı artar. Takdir ederseniz, farklı çeşitlerin zeytinyağı özelikleri farklı olduğu gibi farklı bölgelerin zeytinyağ özellikleri farklı oluyor. Karadeniz bölgesi, Ege’den, Marmara bölgesi Akdeniz bölgesinden hem zeytin hem de zeytinyağı olarak aynı çeşit de dahi birçok özelik olarak değişiklik gösteriyor. Hatta çeişidin bulunduğu floradaki özelliklerinin dışında yemek kültürü, bakım ve Pazar kültürü bile çok farklı olabiliyor.
Bu aslında çok güzel bir durum. Kullanım amacına ve hertürlü müşteri beklentisine uygun, çok çeşitli zeytin ve zeytinyağı çeşitliliği söz konusu. İşte Burada devreye Coğrafi işaret giriyor. Kim piyasada hangi mamulü bulursa onu alıyor. Ancak coğrafi işaretli ürün söz konusuysa tüketicide neyi talep edeceğini bilebiliyor ve üretici talep çerçevesinde kendi mamulünü istediği gibi fiyatlandırılıyor.
Eskiden bozuk, hasta, vuruklu, işe yaramaz zeytinler israf olmasın diye iptidai koşullarda sıkılır, elde edilen yağ ya yemeklik yada sabunluk olarak kullanılırdı. Ancak günümüzde zeytinyağı çok ciddi ve hassas bir sektör oldu. Bilimin gelişmesiyle de zeytinyağının nasıl bir hazine olduğu gün geçtikçe de daha da iyi anlaşıldı. Ancak her yağ bir değil. O yüzden bu sektörün doğru ve hızlı şekilde ilerlemesini istiyorsak her bölgenin coğrafi işaret alması mutlak zorunludur. Eğer bu konuda gerekli çalışmalar yapılmazsa, daha çoook yurtdışından neidüğü belirsiz yağ gelir, sahte ve hileli yağ çıkar, kalitesiz yağlar yumuşatılıp piyasa sürülür, özel elde edilmiş yağlar ile ne olduğu belirsiz yağlar bir değerlendirilir. Kısaca, hem insan sağlığı için, hem zeytin üreticisine yan gelir olması için hem de ülkemizde ve dünyada kendi markalaşmış zeytin ve yağlarımızla bir gelecek planlıyorsak Coğrafi İşaret konusunda mutlaka hareket geçmeliyiz…

 


Haberi Paylaşmak İçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir