Cumartesi, Mart 2, 2024
Köşe Yazısı

Zeytinde Bu Hafta – Zeytin Yağında İhracat Yasağı

Haberi Paylaşmak İçin

Zeytinde Bu Hafta – Zeytin Yağında İhracat Yasağı

Tahir Özgür TANER
Ziraat Mühendisi

Dünya genelinde zeytin ve ürünlerinin üretiminin ciddi boyutlarda azalmasından dolayı piyasada zeytin ve ürünlerinin fiyatında ciddi artışlar söz konusu. Bu ortamda, zeytin hasadının başlamasına 3 ay kala hükümetten ihracat yasağı geldi.

Peki, bu yasağı nasıl okumalıyız?
Geçen sene rekorlar kıran, Ege ve Akdeniz bölgesindeki zeytin üretiminde bu sene, Ege, Akdeniz ve diğer tüm bölgelerde, zeytin üretiminde ciddi boyutlarda düşüş görülmektedir. Ayrıca, Avrupa ve Dünyanın bir çok zeytin üreticisi bölgesinde de ciddi üretim sorunları yaşanmaktadır. Birçok ülke, bırakın ihracatı, kendi iç piyasasının taleplerini karşılayamaz durumda. Gıda krizi, ekonomik kriz ve küresel iklim krizini de eklersek durumun vahameti artmaktadır. Böyle bir ortamda zeytin yağı ihracatına hükümetimizden yasak gelmesi ve bu yasağın hasatta yada hasattan hemen sonra olması gerekirken, hasada 3 ay kala olması manidar. Anlaşılan şuan Türkiye’deki mevcut zeytin yağı stoku, iç piyasadaki ihtiyacı karşılamak ve piyasa dengesini korumak için anca yeterli.

Peki, bu ne demek oluyor?
Bahsettiğim üzere, geçen sene rekorlar kıran bir üretimin ardından ağustos ayında zeytinyağı stokumuz sinyaller vermeye başlıyorsa, bu sene, geçen senenin neredeyse %20’i civarında olması tahmin edilen zeytin üretiminin olduğunu varsayarsak, aynı koşullarda olası zeytin yağı stokumuz mart-nisan ayı gibi alarm vermesi kuvvetle muhtemeldir. Bu durumda hükümetin, hasattan sonra, bir ihracat yasağı daha getirmesi ya da zeytinyağına ek bir vergi uygulaması söz konusu olabilir.
Bu durumda da, çiftçi mahsulü varsa, mahsulüne sahip çıkmalı; mahsulü yoksa, gelecek sene için mahsul oluşumu için gerekli hamlelerini yapmalıdır.
Sonuç olarak 2 makale önce yazdığım makalemde bahsettiğim gibi, zeytin ve zeytin yağımıza sahip çıkalım, değerini koruyalım. Ayrıca zeytin yağı ihracatına yasak getirmek ya da yurt dışından ucuz yağ ithal etmek gibi günlük çözümler yerine; zeytinüreticisi teşviklerle desteklense, su olanakları artırılsa, para yerine daha gerçekçi ve kolay sulama olanakları sunulsa, yan ürün olanakları oluşturulsa, mahsulün değerlendirilmesi ve pazar oluşturulması sağlansa, her bölgede coğrafi işaret konusunda destekler verilip ülkemiz farklı farklı zeytin çeşitlerinin olduğu bir zeytin merkezi olsa, çiftçi bilinçlendirilse, sahte ve hileli zeytin/zeytin ürünlerine çok sert denetleme ve yaptırım getirilse, sizce daha iyi olmaz mı?


Haberi Paylaşmak İçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir