Cuma, Mart 6, 2026
Köşe YazısıManşet

PARDAYAN – SERMED ÇINAR

Haberi Paylaşmak İçin

COLLEZIONE

Merakta bırakmayıp hemen söyleyeyim, İtalyanca ‘koleksiyon’ demek. Bu isimde Erdek’te bir mağazamız da vardı, anımsarsanız.

Koleksiyon merakı bizim jenerasyonla son buldu maalesef. Son temsilcilerinden biri olarak, aslında bir koleksiyona merak sarıp, yıllarla emek verip ortaya ciddi bir koleksiyon çıkarmışsanız, bunun keyfi bambaşkadır. Başlıcaları, pul ve para koleksiyonu. Ben her ikisi ile de uğraştım.

Orta okul çağlarında, babamın merakla topladığı pul koleksiyonuna, ben de ciddi ilaveler yaptım. Gerçek anlamda bir filatelist olmanız için, eski dönemlerde PTT kuruluşumuzun filateli bölümünün her basılan pulunu defterinize katmakla başlamanız gerekiyordu. Bu yeni basılan pullardan dört adedi birbirinden ayrılmamış ve pul bloğunun köşesinden olması önemlidir; bir de tek adedini seriye katar, yani adedi beşlerdiniz. Pulların köşelerden seçilmesinin önemi orada basılan matbaanın ismini ve basım tarihini yakalarsınız. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ve hatta benim çocukluk dönemime kadar Türk pulları hep yabancı matbaalara bastırılırdı. Genelde İngiliz matbaalarının ismi olurdu pul bloğunun köşelerinde. Tabi bu pullarınız insan eli değmeyecek şekilde, pul maşası ile pul defterine girmek durumundadır.

Aslında pek bilinmeyen, ilk gün zarfları vardır ve bunlar pullardan daha değerlidir. Bir kutlamanın, bir açılışın, bir senei devriye, bir ziyaretin adına çıkartılan pullar için, ilk kutlama günü belirli az sayıda ilk gün zarfı hazırlanırdı. Bir posta zarfının üzerinde o kutlamaya ait pullar yapıştırılmış ve o güne özel damga ile damgalanmış şekilde satışa sunulurdu. Çok sayıda ilk gün zarfı sahibiyim. Bu zarflar size geçmişi yaşatır. Atamızın kabartma pulları, o dönemin teknoloji harikasıdır. Cumhuriyetin bir senei devriyesi için blok halde basılıp, satılan, özel defteri içindeki pullar, bunlara sahip olmak, maddi değerinin çok üstünde bir haz sağlar.

Pullarınıza bir çocuk ihtimamında bakmanız gerekir, rutubetli ortamda kalmış pullarınızın deftere yapıştığını görmek, yılların birikiminin bir anda yok olduğunu bir koleksiyoncu asla yaşamak istemez.

Gelelim para koleksiyonuna, bir kağıt para, para defterinde veya kitap arasında muhafaza edilmişse, tam çil olarak, cüzdana girmiş ise çil olarak adlandırılır, ona göre değerlendirilir. İşe önce kendi paralarımızla başlamıştım. Bir kağıt paranın en kıymetlisi A ve B serileridir, yani para piyasaya çıktığında hemen bir bankadan A serisi, güneş yüzü görmemiş paralardan seri numaraları birbirini takip eder şekilde on adet alınması koleksiyon için esastır. Bir kağıt paranın A

ve B serileri neden önemlidir, çünkü, o paranın çıktığı ilk günkü değerini gösterir; seriler ilerledikçe, para enflasyondan değerini kaybeder, yani bir başka deyişle, ilk günkü değerinin alım gücünde değildir. İlk paralarımız da genelde İngiliz matbaalarına bastırılmıştır, paranın alt çerçevesinde yazılıdır.

Orta okul çağlarından itibaren çıkan tüm kağıt ve madeni paralarımıza sahibim. Eskilerden de toplamaya çalıştım. Bir altın akçe değerinde Osmanlı ilk kağıt paralarım da var. İsmet İnönü’nün kağıt paralarıdan da var. Cumhuriyetin ilk yıllarında bir lira, elli kuruş, bunlar gümüş olarak bastırılmış. 1960 ihtilali parası 10 lira gümüş olarak bastırılmış. Şimdiki metal paraların maliyetinin değerinden fazlaya mal olduğunu söylüyorlar, bilemiyorum.

Evet, bozuk para, metal para, bunların koleksiyonu nasıl olur, yani koleksiyon değeri için nasıl olmalı sorusuna gelecek olursak, bir paranın basıldığı tüm senelere ait elinizde o paradan en az bir adet olması lazım. Bazen bir seneye ait olanını arar bulamazsınız, merkez bankasına sorduğunuzda o sene basılmadığını öğrendiğinizde, koleksiyonunuzun tamam olduğuna kanaat getirirsiniz.

Metal para koleksiyonuna, eski telefon jetonları, vapur jetonları, kumarhane jetonları da son dönemlerde ilave edilmiştir. Bunlardan de hatırı sayılır sayıda elimde var. Gün gelir baktığınızda yıllarınızı vererek topladığınız koleksiyon, bir daire alır hale gelmiş; satmaya kıyamazsınız, büyük emek vardır, cep harçlığınızdan yıllarla biriktirmişsinizdir.

Duayen bir koleksiyoncu ağabeyim, ömrünün son demlerinde, pul ve para koleksiyonunu, Türk paralarının ve pullarını rağbet gördüğü Almanya’da mezatlarda bozdurup, her sene keyifli tatiller yaptı.

İsmet Paşa’nın A 50 seri no’lu 10 lirası var, hem de tam çil; öylesi bir dönem cebimde kuruş yok, mezata gittim, artırmayla yüksek bir para almam olası. Mezatı sonuna kadar izledim ve sonuçta eve yürüyerek döndüm; kıyamadım, tüm pul ve para koleksiyonumu yıllar önce oğluma verdim, o da oğluna aktarmak üzere, işte koleksiyoncu olmak böylesi bir zanaat.

Hoş kalın, esen kalın.


Haberi Paylaşmak İçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir