PARDAYAN – HAYATIN DÖNÜM NOKTALARI
SERMED ÇINAR
HAYATIN DÖNÜM NOKTALARI
Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır muhakkak. Bu iş hayatı olabilir, eş hayatı olabilir, sağlıkla ilgili olabilir, olabilir de olabilir. Şöyle arkanıza yaslanıp da bir düşünün öz eleştiri yapın, yaşamımda nerelerde hata yaptım veya tam aksine, ne isabetli bir karar vermiştim diye düşünün, yıllar evveline bir gidin istedim.
Benim iki tanıdığımın hayatlarının akışını olumlu yönde değiştiren olayları sizinle paylaşacağım. Bu olumlu akışlar bazen aklınızı kullanarak, bazen de sizin dışınızda gelişebiliyor.
Köyden çıkıp, zaten zor şartlarda okuyarak, İstanbul’da Eczacılık Fakültesini kazanıyor bayan kahramanımız. Zar zor bulunan yolculuk parası ile İstanbul’a geliyor ve sora sora devlet yurdunu buluyor. O zamanlar mahdut sayıdaki devlet yurdunda, yer kalmadığını öğrendiğinde, tahsil hayatının orada noktalandığı gerçeği ile karşılaşıyor; yurt kapısında, aynı kendisi gibi aynı bölümü kazanan, aynı fakirliği paylaşan ve kapıda kalan bir kız arkadaşla tanışıp, hava iyice kararmadan oto garın yolunu, köylerine dönüş için el ele ve ağlayarak tutuyorlar.
Bir sokaktan aşağı inerlerken, dikkatlerini Falanca Kadınlar Derneği tabelası dikkatini çekiyor. Gel diyerek arkadaşını çekiştirip, yardım isteyelim diye içeriye sokuyor. Kendilerini karşılayan sekretere durumlarını kısaca anlatıyor. Bugün yönetim kurulu toplantısı var, bir saat sonra çıkarlar beklerseniz başkanla görüştürürüm deniyor. Nitekim öyle de oluyor. Başkan, içeride öğrenci okutmakla ilgili bir karar aldıklarını ve onların tam üzerine geldiklerini söyleyip, derneğin üst katındaki bir odayı hemen onlara tahsis ediyor. Bir akılla başlayan serüven, beş sene boyunca, derneğin korumasında devam ediyor. Okuldan sonra kendi eczanesini açtığını ve bu konuda da çok başarılı olduğunu biliyorum.
Bir diğer tanıdığım ağabeyim, sekiz çocuklu bir ailenin oğullarından biri, zeki ve okuyabilmeyi başarıyor. Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası sınavını ve aynı tarihlerdeki Emniyetin sınavını kazanıyor. Her iki kazandığı sınav belgesi cebinde. Etrafındaki insanlar, polisliği ne yapacaksın, fabrikaya git deyince, yola çıkıyor. Emniyet Müdürlüğü’nün önünden geçerken, kapıdaki nöbetçi polise, fabrikanın nerede olduğunu sormak için yaklaşıyor. Polis memuru neden soruyorsun diye sorduğunda cebindeki sınavı kazandığı belgeyi gösterip izah etmek için çıkardığında, polis, emniyet amblemli diğer sınav kağıdını görünce, alıp okuyor ve işte tamam kazanmışsın, şu binaya git de kaydını yaptır diyor. Tıpış tıpış gittim demişti. kayıttan sonra hele polis üniformasını elime tutuşturup, git vezneden de maaşını al dediklerinde; o kadar büyük bir parayı daha evvel hiç görmediğimden; o dakika polis oldum demişti. Yurt dışlarına da uzanan
güzel bir bir memuriyet hayatı olmuş ve nihayetinde polis amirliğinden emekli olmuş.
Hayatın dönüm noktaları, bazen sizin çabanız yeterli olabiliyor, bazense kader sizi sürüklüyor. Yaşamızı sürdürmek için gerekli iyi bir mesleği bazen siz yakalıyorsunuz, bazen o sizi yakalıyor.
Hoş kalın, esen kalın.


