YAŞASIN EDEBİYAT / BAYRAM SÜRPRİZİ
Yazmıştım biliyorsunuz, edebiyata ilgim küçük yaşlarda başlamıştı. Kitaplara aşırı derecede düşkünlüğüm İstanbul hukuk öğrencisi, komşumuz Asım ağabeyin, o dönemlerin amansız mücadelesinde yakın geleceğini öngörerek belki de, kitaplarını arasına bıraktığı bana dair özel notlarla birlikte yakın arkadaşı teyzeme bana vermesi için vasiyetiyle başladı. Mekanı ışık olsun. Yaşarken, her hafta bana bir kitap verir, hafta bitince ne anladığımı anlatmamı bekler, yetmez bir de bunları yazıya dökmemi isterdi. Yorucu geçen günlerimin gelecekte kazandıracağı faydaları başlarda fark edemesem de, zamanla hayat yolculuğu yönümün bu biçimde olmasının doğruluğuna inanmış, bu uğurda ben de çaba sarf etmeye çalışmıştım.
Fakültede okurken yayın evinde çalışmam, onlarla ve yazarlarla birlikte kitap şenliklerinin, fuarların gerçekleştirilmesine katkıda bulunmam, fabrikalardaki işçi sendikaları odalarına kütüphaneler kurdurmaya çalışmam, her semtte bir kitapçı dükkânı açılabilmesi hedefiyle proje geliştirmem, çocuklukta başlayan kitap sevgisindendir. Bu sevgiyi besleyenlere sonsuz minnettarım. Durum böyle olunca, mesleğim dışında her durumda kitaplarla iç içe oldum…
Bu uzun girizgâh mutlu bir paylaşımla nihayete erecek emin olun. Yetmişlerde hep ziyaret ettiğim güzel ilçemizde okuyabileceğim kitaplara öyle ya da böyle ulaşabilirdim. Karar verip buralara yerleştiğimdeyse gördüm ki, gerek ekonomik gerek sosyal nedenlerle ilçemizde dilediğimiz yayınlara rahatlıkla ulaşabileceğimiz bir kitapçı ne yazık ki artık kalmamıştı…
Kitapseverlerin bol olduğu ancak kitapçısı olmayan, entelektüel insanların yoğun yaşadığı fakat kitap satılmayan bir Erdek. Elli yılını devirmiş kurumsal bir gazeteye sahip, arkeolojik yapıları, dini mabetleri nedeniyle dünyanın gözünü diktiği, geçmiş yıllarda “Bodrum” diye nitelenen Erdek. Akıllara zarar öyle değil mi? Dokunmadan, incelemeden kitap almak öyle, internetten falan, bana uygun değil. Her ay ailemle tutuyorum Bandırma yolunu, gidiyorum eski itfaiye caddesinde bulunan kitap evine, biraz sohbetin ardından zorlu kitap serüvenimi mutlulukla tamamlıyorum. Belki siz de böyle yapıyordunuz. Yapalım yapmasına yine, sorun yok ama sizlere bir sürprizim var. Bayram sürprizi…
Kurban bayramının ikinci günü. Neyyire Sıtkı Caddesi’nde akşamüstü yürüyüşündeyiz. Tam İş Bankası köşesine geldik. Ne görsem beğenirsiniz? Dükkânlarını işaretle sokağın köşesine konulmuş plastik totem tabela. Üzerinde yazılanlar yeniden kitap evi açıldığını müjdeliyor. Başka söze gerek var mı bilmiyorum. “Yaşasın Edebiyat…” Kitapsever herkese hayırlı olsun. Ne yapalım edelim, kıymetini bu kez bilelim. İlçemize açılan kitap evi herkese hayırlı olsun. Bir bilgi de işletmecileri için. Her koşulda istediğimiz eserlere ulaşmanın yolunu buluyorlar. Geçmişte yazılmış baskısı olmayan eski kitaplar, yeni baskısı çıkan kitaplar ve çok satanlar, az satanlar. Mizahı bir yana her tür yayına ulaşmak mümkün görünüyor. Daha ne olsun?..
“Yaşasın Edebiyat” çok katmanlı bir durumu anlatır bilirsiniz. Yakında bu katmanlardan bir başkasını sizinle paylaşacağımızı söylemeliyim. Güzel okumalarınız olsun. Sevgiyle…
Anlatıcı

