ERDEK’TE SENDİKALI ÖĞRETMENLER: “ARTIK YETER”
ERDEK’TE SENDİKALI ÖĞRETMENLER: “ARTIK YETER”
(Erdek Doğuş) – Erdek’te sendikalı öğretmeler Erdek Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklamasında bulundu. Eğitim-İş Erdek, Eğitim-Sen Erdek ve Hürriyetçi Eğitim-Sen Erdek Temsilciliği ve bu sendikaların üyesi öğretmenler, meslektaşları Fatma Nur Çelik’in bir öğrenci tarafından bıçaklanıp öldürülmesinin ardından bugün iş bırakıp, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. “Artık yeter. Okullarda şiddete dur” diyen öğretmenler, Fatma Nur Çelik için saygı duruşunda bulundu; “Susma hakır, şiddete hayır”, “Bakanlık uyuma, öğretmene sahip çık” diye slogan attı.
Üç Eğitim Sendikasının Erdek temsilcileri, eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı istediklerini belirtirken, “Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz.Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz” dediler.
“OKULLARDA ŞİDDETE ARTIK YETER..!”
Üç Eğitim Sendikası’nın Erdek Temsilciliği tarafından yapılan ortak açıklamada şu görüşlere yer verildi: “2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir.
Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu saldırı münferit değildir.
“BU OLAYIN BİRİNCİ DERECE SORUMLUSU MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞIDIR”
Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir”
Öğrencisi tarafından öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik için okulu İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde tören düzenlendi.
“Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir”
DERİNLEŞEN YOKSULLUK VE GELECEKSİZLİK DUYGUSU ŞİDDET RİSKİNİ BÜYÜTÜYOR..
Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır.
Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz:
* Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir.
* Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.
* Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir.
* Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır.
* Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır.
* Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır.
* Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.
* Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez.
Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz” dediler. (haber/video: İbrahim Şahin)

